Duality of Human Nature

Yalnızlık dediğimiz şey nedir? Yalnız olduğumuzu belirten şey içimizde yer alan o boşluk hissi mi, yoksa etrafımızda ne kadar çok insan olduğu mu? Veya elimizi tutabilecek bir sevdiğimiz insan olması mı? Bence yalnızlık bambaşka bir şeydir. Yalnızlık, yeri geldiğinde anlaşılmamak; yeri geldiğinde bağıramamaktır. Yalnızlık, yeri geldiğinde kalbinden geçenleri rahatça söylememektir. Yalnızlık, her kelimeni düşünerek söylemektir. Yeri geldiğinde çılgınca bağırabiliyorsan, yeri geldiğinde umursamadan ama kalpte kırmadan hareket edebiliyorsan, sen yalnız değilsin arkadaş. İçinde var olan boşluk bambaşka bir şey olabilir. Tutmak istediğin o el aslında senin yalnızlığın değil, arzun olabilir; bunlar seni yalnız yapmaz. Ne zaman bir sabah uyandığında biri ile kahve içmek istediğinde, sinemaya gitmek istediğinde arayacak kimse bulamazsın, işte o zaman yalnızsındır. Ahraz olamadığın insanlar olmadıktan sonra ne işime yarar telefonumda olan yüzlerce kişi? Ne işime yarar beni seven onlarca kişi? Ne işime yarar beni her şeyden çok sevdiğini iddia eden anne babam? Ne işime yarar sanki ilk günmüş gibi seviştiğin sevgili?


Peki, bu yalnızlığın çaresi var mı? İnan ki bilmiyorum. Her şeyden çok seven bir annem babam yok. İlk günmüş gibi seviştiğim bir sevgilim yok; ama günün sonunda yanlarında ahrazlığımın asla sınırının olmadığı dostlarım var. Bir gün bile yargılandığımı hissetmeden yaşatan dostlarım var. İyi ki de varlar.


Yine de tüm bu söylediklerime rağmen yalnız hissediyor muyum? Evet. İçimde bir yerlerde yine bu yalnızlığı hissediyorum kendi içimde. Geceleri tavana baktığım zaman, veya yalnız kaldığım zaman tekrar hissediyorum bu yalnızlığı. Belki de ona karşı olan duygularım nedeniyledir. Belki de ona elveda bile diyemediğim için kendimi yalnız hissediyorum. Diyeceksin "Ama elveda diyemediysen, demek ki hala içinde bir yerlerde yaşıyor, nasıl yalnız hissedebilirsin?" diye.


İnsanın en büyük düşmanı aşk burada devreye giriyor. İçimde olan insana teşekkür ederken korktuğum bir kişiye çevirmekle suçluyum ben. Onun hiçbir suçu yok. Konudan haberi bile yok. Kendi aşkımla yarattığım bu durumun tek suçlusu benim. O da biraz suçluydu tabii, bu kadar güzel olmak, bu kadar ahraz olabilmek biraz da onun suçu. Yine de içimde elveda bile diyemediğim bir karabasan ile yaşıyorum. Ve bu karabasan gidene kadar yalnızlığıma asla çare bulamayacağım.

Comments

Popular Posts