Borçlu

 Hayatın bana bir borcu varmış gibi hissediyordum. Açıkçası beni bu zamana kadar ayakta tutan ve yaşamama sebep olan şeylerden biri buydu: Borcunun ödenmesini bekleyen bir adam olmak. Zamanla pozitif olaylarla yavaş yavaş borcunu ödemeye başladığını düşünmüştüm. Sonuçta bunların yaşanma sebebini o kontrol ediyordu. Ama bir gün fark ettim ki bu “hayat” dediğimiz ormanın içinde çıkan yangınları zaten bu meczup çıkarıyordu! Neden kendi çıkardığı yangına su tutuyor diye memnun olayım ki? Sonradan anladım ki aslında hayat, kadim bir güç değil; sadece güç delisi bir psikopat.


Yukarıda biri var ve neden bilmiyorum ama acı çekmemizden zevk alıyor. Nefesimizin daralmasından, uykusuz gecelerimizden, yutkunarak söyleyemediğimiz cümlelerden bile zevk alıyor. Ve ben gerçekten onunla nasıl savaşabileceğimi bilmiyorum. Daha arenaya adımımı bile atmadan kaybedeceğimi biliyorum. Nasıl savaşabilirim ki? Ne kılıcım o kadar keskin, ne de zırhım o kadar sağlam.


Comments

Popular Posts